Teknoloji dünyasında hemen her gün yeni bir gelişme yaşanırken hayatımıza da konfor ve güvenliğimizi artıracak yeni cihazlar entegre oluyor. İşte bu cihazlar arasında birçok işlevi birden bulunan hareket sensörleri alıyor. Hem evlerde hem iş yerlerinde hem iç mekanlarda hem dış mekanlarda kısacası aydınlatma ihtiyacının olduğu her yerde hareket sensörleri hayatı büyük oranda kolaylaştırmaya devam ediyor…
Hareket sensörü kısaca tanımlandığında çevresindeki nesnelerin veya insanların hareketlerini algılayarak belirli bir tepki veren elektronik cihazlardır denilebilir. Çoğunlukla aydınlatma sistemlerini çalıştırmak, güvenlik kameralarını harekete geçirmek veya alarm mekanizmalarını çalıştırmak için kullanılır.
Tüm bu fonksiyonları sayesinde hareket sensörleri enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra, güvenliği artırmak ve yaşam alanlarında konforu yükseltmek amacıyla günümüzde pek çok kişi ve kurum tarafından tercih edilmektedir.
En basit haliyle, hareket sensörleri çevresindeki değişiklikleri algılar ve önceden belirlenmiş bir tepki gerçekleştirir. Örneğin, bir kişi odaya girdiğinde lamba otomatik olarak yanar ya da beklenmedik bir hareket algılandığında güvenlik alarmı devreye girer. Hareket sensörlerinin çalışma prensibi ise kullanılan teknolojiye göre farklılık gösterir.
Hareket sensörlerinin çalışma prensipleri dört ana gruba ayrılır.
PIR yani (Pasif ınfrared) sensörler, insan vücudunun yaydığı kızılötesi ışını (ısıyı) algılar ve buna göre tepki gösterir. Özellikle iç mekanlarda tercih edilen bu sensör modelleri düşük maliyetli ve enerji tasarruflu olması nedeniyle en yaygın kullanılan türdür.
Ultrasonik sensörler ise çalışırken etrafına yüksek frekansta ses dalgaları gönderir ve bu dalgaların geri dönüşünü analiz ederek hareketi tespit eder. Hassas algılama yeteneğine sahip olan bu sensörler hareketin çok hafif olduğu yerlerde bile çalışabilir. Özellikle büyük ofislerde ve otoparklarda kullanılmaya uygundur.
Mikrodalga sensörler ise etrafa mikrodalga sinyaller gönderirler ve bir nesnenin hareketini daha geniş bir alan içinde algılayabilirler. Bu nedenle de için dış mekanlar için ideal olan mikrodalga sensörle aynı zamanda duvar gibi ince engellerin arkasındaki hareketleri bile algılayabilmeleri ile güvenlik açısından oldukça sık tercih edilir.
Hem PIR hem de mikrodalga teknolojisini bir arada kullanan çift teknolojili sensörler de yanlış alarmları en aza indirir. Bu özellikleri nedeniyle de güvenlik açısından kritik alanlarda tercih edilir.
Hareket sensörü deyince akla ilk olarak güvenlik gelse de aslında kullanım alanı oldukça geniştir. İşte bunlardan bazıları…
Ev güvenlik sistemlerinde kullanılan hareket sensörleri hırsızlığa karşı koruma sağlar. Ev içinde şüpheli bir hareket algılayan sensör alarm sistemini devreye sokar.
Hareketli sensörlerin en çok kullanıldığı diğer alan ise akıllı aydınlatma sistemleridir. Kurulan sistemler ilse sensör yalnızca bir hareket algılandığında lambalar çalışır ve belirli bir süre sonra kapanır. Bu ise enerji tasarrufu açısından oldukça karlıdır.
İşyeri ve ofis kullanımında çalışanlar ofise girdiğinde ışıkların otomatik yanması gibi konfor sağlayıcı çözümler sunar.
Endüstriyel kullanım alanlarına bakıldığında ise hareket sensörleri fabrikalarda ve büyük depolarda güvenlik ve operasyonel verimlilik için tercih edilir.
Hareket sensörü satın alırken dikkate alınacak bazı kriterler hem uzun süre kullanım hem maksimum verimlilik ve memnuniyet açısından oldukça önemlidir…
Sensör alırken ilk bakılması gereken noktalardan biri algılama mesafesi ve açısı olmalıdır. Bunun için kullanım alanınızın genişliğine ve kullanılacak yerin durumuna göre bir model seçmek akıllıca olacaktır.
Tabii ki bir de dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri hareket sensörünün kurulum alanına göre tercih yapmaktır. Zira sensörün tipini belirleyen etkenlerden biri iç mekânda mı yoksa dış mekânda mı kullanılacağıdır.
Enerji tasarruflu modeller uzun vadede ekonomik fayda sağlayacağı için elektrik tüketimi de dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alır.
Yanlış alarm oranı ise bir hareket sensörünün en can alıcı noktalarından birdir. Özellikle dış ortam faktörlerine (rüzgar, küçük hayvanlar vb.) karşı dayanıklı ve çift teknolojili modeller tercih edilmesi bu konuda önemlidir.
Kurulum kolaylığı da satın alma esnasında gözden kaçırılmaması gereken konulardan biridir. Pratik kurulum özelliği sayesinde hem zamandan tasarruf edebilir hem de ekstra bir işçilik masrafı ile karşı karşıya kalmak zorunda kalınmaz.